1899 yılında Aydın ilinde Dünya’ya geldi. Babası İzmirli Katipzade İbrahim Ethem Efendi, annesi Aydınlı Hacı Alipaşazadeler’den Tevfika Hanım’dır.Anne ve babasını küçükken kaybetti.
Barbaros Hayreddin Paşa, 1478 yılında Midilli’de Dünya’ya gelmiştir. Aslen Vardar yenicesinden olan babası Yakup Ağa, bir Osmanlı sipahisiydi ve 1461 yılında Midilli’nin fethi sırasında Fatih Sultan Mehmed ile beraberdii. Gerçek adı Hızır olduğu halde Barbaros ve Hayreddin ünvanlarıyla bilinir. Avrupalılar havuç rengine çalan kırmızı sakalından dolayı, ağabeyi Oruç’a verdikleri “Barbarossa” adını daha sonra Hızır içinde kullandıklarından Barbaros diye tanınmış, Hayreddin lakabını ise kendisine Yavuz Sultan Selim takmıştır.
Otuzaltıncı ve son Osmanlı Sultanı, yüzbirinci İslam halifesi Vahdettin Han hayatının son bölümlerini yokluk içinde geçirmiş, mecbur kaldığı kararlar almak zorunda kalmıştır. Sultan Abdülmecid Han’ın en küçük oğludur. Küçük yaşta anne ve babasını yitirdiğinden, ağabeyi II. Abdülhamid’in himayesinde yetişti. Çok zeki olup fıkıh bilgisinde pek iyi idi. 4 Temmuz 1918′de ağabeyi Sultan Reşad’ın öldüğü gün padişah ve halife oldu. Saltanata geldiğinde I. Dünya Savaşı’nın kötü sonuçları alınmak üzereydi. Nitekim 30 Ekim 1918′de Mondros mütarekesi imzalanarak, Birinci Dünya Savaşı yenilgimizile sona erdi.
Halid Bin Velid Seyfullah (Allah’ın kılıcı) olarak da tanınan müthiş kumandan. Hudeybiye barışı sonrasında Müslümanlığı seçene kadar Müşriklerin yanındada sonrasında İslam ordusunun emrinde savaşmıştır. Müşriklerin Uhud harbinde yenilmemelerinde önemli rol oynamış, komutasındaki atlı birliklere yaptırdığı harekat ile Müslümanların yenilmesini sağlamıştır. İslam ile şereflendikten sonra Bizans ve Sasanilere karşı büyük zaferler kazanmıştır. Bunların en dikkat çekeni Yermük nehri kıyısında Bizans ordusunu bozguna uğrattığı harekattır. İcra ettiği yüzü aşkın savaşta yenilgiye uğramamıştır. Halid bin Velid harb kaybetmemiş nadir kumandanlardandır.
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Osmanlı padişahı IV. Mehmet devrinde 3 Kasım1676- 15 Aralık 1683 seneleri arasında sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. II. Viyana Kuşatması ile anılmış olan sadrazamdır. Kuşatmanın yenilgi ile neticelenmesi üzerine idam edilmiştir.
Kılıç Ali ya da Uluç Ali Paşa, olarak da tanınan 1571 ile 1587 seneleri arasında 16 yıl Kaptan-ı Derya olarak görev yapmış Osmanlı denizcisidir. İtalyan asıllıdır. İtalyan arşivlerinde Occhiali ismiyle geçer. Daha sonra İslamiyet ile şereflenmiş, hızla ilerlemiş, ve Osmanlı donanmasının önemli amirallerinden biri olmuştur. Özellikle, İnebahtı Savaşı esnasında gösterdiği üstün başarı ile bilinir. Karısının adı Selime Hatun’du ve hiç çocukları olmamıştır.
Gazneli Mahmut 998-1030 yılları arasında Gazne Devletini’nin hükümdarlığını yapmıştır. Sebük Tekin’in en büyük oğlu olan Mahmut’un annesi, Zabulistan yöresinde yüce bir ailenin kızıydı. Daha gençlik senelerinde ülke idaresinde görev yapmaya başlayan Mahmut’un Gazne dışındaki ilk görev mekanı Zemindaver bölgesiydi. En güçlü dönemlerini Sultan Mahmut zamanında yaşadılar. Sultan unvanını ilk kullanan hükümdar olan Gazneli Mahmut, Hindistan’a Eylül 1000′den 1027′ye kadar 17 sefer düzenlemiştir.
Çeçenistan’ı bağımsızlığa ulaştıran Cahar Dudayev, Çeçenistan’ın Yalho köyünde dünya’ya geldi. 23 Şubat 1944′te Sibirya’ya sürüldüğünde henüz, ospironka pijaronka annesinin kucağında, 15 günlük bir bebekti.
Fatih Sultan Mehmed Han, uzun boylu, dolgun yanaklı, kırmızı, beyaz tenli, kıvrık burunlu, kolları adaleli ve kuvvetli bir padişahtı. Devrinin en büyük ulemasından birisi idi. Yedi tane yabancı dil bilirdi. Alim, Şair ve sanatkarları toplar ve onlarla sohbetten çok hoşlanırdı. Gayet soğukkanlı ve cesurdu. eşsiz bir kumandan ve idareciydi. Yapacağı işler hususunda, en yakınlarına bile hiç birşey bellietmezdi.
Sultan Abdülhamid Han, Osmanlı Padişahları arasında en uzun süre tahtta kalanlardan biridir; Osmanlı Devleti’ni yakından ilgilendiren çok önemli olayların saltanatında meydana geldiği nadir padişahlardandır ve en önemlisi de hakkında en çok eser bulunan bir devlet adamıdır. Bir iki sayfada onun şahsiyetini ve devrindeki olayları özetlemek mümkün değildir. Bu sebeple sadece bazı olayların ana hatlarını vermeye çalışacağız.
Şehit Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’nın hayatı ve yaşama tarzı. Ve şehit oluşu.