Hicaz Demiryolu ve Osmanlı’nın Hicaz Sevgisi

Hicaz Demiryolu ve Osmanlı’nın Hicaz Sevgisi

Hicaz Demiryolu, inşa edildiği senelerde Osmanlı bölgesi olan Şam ile yine aynı senelerde Osmanlı bölgesi olan Medine’ye kadar uzanan 1.300 km’lik uzunluğa sahip olan bir hattı. Sultan II. Abdülhamid, Hicaz’a gidecek hacı adaylarının rahat, ekonomik ve güvenli seyahat edebilmesi için bu demiryolu hattını inşa ettirmeyi planlamıştır.

II. Abdülhamid zamanı Osmanlı Devleti’nin eski gücünün olmadığı bir dönemdir. Devletin ekonomik durumu son derece yetersizdi. Sultan daha önceki dönemlerden alınan borçları ödemeye çalışmaktadır. Böyle bir zamanda Hicaz Demiryolu gibi dev bir projenin gerçekleştirilmesi neredeyse hayaldir. Projeye başlandıktan sonra yarıda kalması, Osmanlı Devleti’nin bütün dünyadaki prestijini yok edecektir. Bütün imkânsızlıklara rağmen Sultan Abdülhamid demiryolu projesi için bizzat kendi servetinden 50.000 lira vererek projeyi başlatır. Bütün Dünya Müslümanlarını bu projeye destek vermesi için çağrıda bulunur ve Hicaz Demiryolu projesinin başladığı ilan edilir.

Bu esnada Avrupa’da Osmanlı’nın husumeti olan ülkeler yapılan işlerle dalga geçmektedir. Avrupalılar Osmanlı’nın bu kadar borç içerisinde bu projeyi yapamayacağını ilan etmekte, Osmanlı’ya ve Sultan Abdülhamid’e hakaretlerde bulunmaktadırlar. Demiryolu ilerlemeye başlayınca da var güçleriyle engellemeye çalıştılar.

Tüm Dünya Müslümanları ilk defa bir proje için birlikte hareket ederler. Hindistan’dan Cezayir’e, İran’dan Amerika’ya, Orta Asya Türk ülkelerinden Bosna’ya, Malezya’dan Rusya’ya kadar Müslümanların nüfuz ettiği her noktada bir seferberlik başlatılır. Kimi malını, kimi hayvanını satar ve tüm Müslümanlar bu konuda yardımdan geri kalmaz. Osmanlı reayasında da elinden geleni yapmaktadır. Devlet görevlileri maaşların bir bölümünü kesinti yaptırarak demiryoluna bağışlar. Kurban bayramlarında kurban derileri demiryolu için toplanır. Genç kızlar çeyizlerini satıp bağışlarlar. Bu seferberliğe, tacirler demiryolu pulları kullanarak ve satın alarak destek olurlar. Talebeler, harçlıklarından keserek demiryoluna bir fayda bulunmak için adeta yarışırlar.

Projeye ciddi destek olanlara bu mukaddes hatırayı yaşatmak için “Hamidiye Hicaz Demiryolu Madalyası” gönderilir. İngilizler ise bu projeden hayli rahatsız olur, söz sahibi oldukları Hindistan’da bağışta bulunulmaması için önce bir engel çıkartırlar. Hintli Müslümanlar, o engellemelere rağmen Hicaz Demiryolu projesine destek vermekten vazgeçmezler.

Proje son hızıyla devam etmektedir. Bazı noktalarda derin yarlar, köprüler yapılarak geçilmekte, kimi noktada dağlar tünellerle aşılmaktadır. Çölde ise projede ter döken askerler susuzluktan çok ciddi sıkıntılar çekmektedir. Lakin İslam sevgisiyle tüm zorluklara fedakârca katlanılmaktadır. 1908 yılına gelindiğinde hat, Hz. Peygamber diyarı Medine’ye ulaşır. Demiryolu fazla gürültü yapmasın, Peygamber Efendimiz ‘in diyarı gürültüyle kirlenmesin diye rayların altına keçe döşenir, çekiçlere az ses çıkarsın diye keçe sarılır.

Proje nihayet bitmiş ve hat açılmıştır. İstanbul’dan binen yolcu, Peygamber Efendimiz ‘in diyarına kadar trenle gidebilmektedir. Avrupalılar ise yapılan bu projeden rahatsız olmuşlardır. Bir an evvel bu demiryolunu patlatmak ve Osmanlı’dan bu toprakları kopartmak için elinden geleni yaparlar. Birinci Dünya Savaşı onlara bu olanağı verir. Maalesef demiryolu yapılışından on sene sonra kullanılamaz hâle getirilir.

Mekke’nin Medine’nin Osmanlı’dan elinden gitmesine, demiryolunun alçakça imha edilmesine rağmen, Tüm İslam ülkelerinden Osmanlı’ya yardımlar gelmektedir. Bütün Müslümanların tek yumruk olacağı kanıtlanmıştır. Tüm Dünya anlamıştır ki Hazreti Peygamber’in fetheden kumandanı ve askerini övdüğü şehirden, Peygamber diyarına bir yol uzanmıştır.




Etiketler: , , , , , , ,

 32 defa okundu     


Yorum Yapın