Osmanlı Hanedanının anlatıldığı belgesel çalışması.
Eğitimci-yazar Ali Karaçam, siyasi, ekonomik, toplumsal, kültürel ve dini alanlarda yaptığı araştırmalar sonucu ortaya çıkardığı, Osmanlı Devleti’nin, üç kıtaya yayılarak güçlü bir devlet olmasındaki sırlarını, ‘Osmanlı’yı Cihan Devleti Yapan 150 Sır’ kitabında topladı.
Barbaros Hayreddin Paşa, 1478 yılında Midilli’de Dünya’ya gelmiştir. Aslen Vardar yenicesinden olan babası Yakup Ağa, bir Osmanlı sipahisiydi ve 1461 yılında Midilli’nin fethi sırasında Fatih Sultan Mehmed ile beraberdii. Gerçek adı Hızır olduğu halde Barbaros ve Hayreddin ünvanlarıyla bilinir. Avrupalılar havuç rengine çalan kırmızı sakalından dolayı, ağabeyi Oruç’a verdikleri “Barbarossa” adını daha sonra Hızır içinde kullandıklarından Barbaros diye tanınmış, Hayreddin lakabını ise kendisine Yavuz Sultan Selim takmıştır.
Sırp Sındığı Muharebesi 1364 senesinde, 22.000 kişilk Haçlı ordusunun, Osmanlı Devletini Balkanlardan’dan çıkartmak için başlattıkları bir harekattır.
Otuzaltıncı ve son Osmanlı Sultanı, yüzbirinci İslam halifesi Vahdettin Han hayatının son bölümlerini yokluk içinde geçirmiş, mecbur kaldığı kararlar almak zorunda kalmıştır. Sultan Abdülmecid Han’ın en küçük oğludur. Küçük yaşta anne ve babasını yitirdiğinden, ağabeyi II. Abdülhamid’in himayesinde yetişti. Çok zeki olup fıkıh bilgisinde pek iyi idi. 4 Temmuz 1918′de ağabeyi Sultan Reşad’ın öldüğü gün padişah ve halife oldu. Saltanata geldiğinde I. Dünya Savaşı’nın kötü sonuçları alınmak üzereydi. Nitekim 30 Ekim 1918′de Mondros mütarekesi imzalanarak, Birinci Dünya Savaşı yenilgimizile sona erdi.
Asakir-i Mansure-i Muhammediyye Yeniçeri ocağının Vaka-i Hayriye ile lağvedilmesinden sonra Padişah II. Mahmud tarafından 1826 senesinde kurulmuş yeni ordudur.
Halid Bin Velid Seyfullah (Allah’ın kılıcı) olarak da tanınan müthiş kumandan. Hudeybiye barışı sonrasında Müslümanlığı seçene kadar Müşriklerin yanındada sonrasında İslam ordusunun emrinde savaşmıştır. Müşriklerin Uhud harbinde yenilmemelerinde önemli rol oynamış, komutasındaki atlı birliklere yaptırdığı harekat ile Müslümanların yenilmesini sağlamıştır. İslam ile şereflendikten sonra Bizans ve Sasanilere karşı büyük zaferler kazanmıştır. Bunların en dikkat çekeni Yermük nehri kıyısında Bizans ordusunu bozguna uğrattığı harekattır. İcra ettiği yüzü aşkın savaşta yenilgiye uğramamıştır. Halid bin Velid harb kaybetmemiş nadir kumandanlardandır.
akit Ramazan’ın on yedinci pazartesi gününe kadar gelmiş, Allah’ın Resulü, yine o gün Hira dağındaki mağarada…
Bir gece önce rüyalarında, mükemmel bir şekil, bir eda, bir ışık, bir heybet, bir renk görmüşlerdir. Bu “Namusü’l Ekber” sıfatlı Cebrail’dir. Allah’ın emrine tebliğe memur, Allah’tan aldığı emri Resulüne iletmekle vazifeli büyük ve sultan melek… Büyük meleklerden bir tanesi… İşte bu büyük ve sultan melek, yani Cebrail, Ramazanın on yedinci pazartesi günü, mağarada, murakabe ve ibadetin en derin anında, âlemlerin efendisine bütün heybet ve haşyetiyle görünüverdi…
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Osmanlı padişahı IV. Mehmet devrinde 3 Kasım1676- 15 Aralık 1683 seneleri arasında sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. II. Viyana Kuşatması ile anılmış olan sadrazamdır. Kuşatmanın yenilgi ile neticelenmesi üzerine idam edilmiştir.
Kılıç Ali ya da Uluç Ali Paşa, olarak da tanınan 1571 ile 1587 seneleri arasında 16 yıl Kaptan-ı Derya olarak görev yapmış Osmanlı denizcisidir. İtalyan asıllıdır. İtalyan arşivlerinde Occhiali ismiyle geçer. Daha sonra İslamiyet ile şereflenmiş, hızla ilerlemiş, ve Osmanlı donanmasının önemli amirallerinden biri olmuştur. Özellikle, İnebahtı Savaşı esnasında gösterdiği üstün başarı ile bilinir. Karısının adı Selime Hatun’du ve hiç çocukları olmamıştır.
Gazneli Mahmut 998-1030 yılları arasında Gazne Devletini’nin hükümdarlığını yapmıştır. Sebük Tekin’in en büyük oğlu olan Mahmut’un annesi, Zabulistan yöresinde yüce bir ailenin kızıydı. Daha gençlik senelerinde ülke idaresinde görev yapmaya başlayan Mahmut’un Gazne dışındaki ilk görev mekanı Zemindaver bölgesiydi. En güçlü dönemlerini Sultan Mahmut zamanında yaşadılar. Sultan unvanını ilk kullanan hükümdar olan Gazneli Mahmut, Hindistan’a Eylül 1000′den 1027′ye kadar 17 sefer düzenlemiştir.
Akıncılığın altyapısı Osman Gazi döneminde, Köse Mihal tarafından oluşturulduğunu bilinmektedir. Orhan Gazi döneminde sürekli piyade ve süvari birliklerinin teşkiline kadar hep akıncılar kullanılmıştır. Osmanlı Uç Beyliği’nin az zamanda devlet hâline gelmesi de, akıncılar vesilesiyle olmuştur. Akıncılığın bir ocak tarzında kurulmasında Evrenos Beyin büyük katkısı olmuştur.